ErcişGenelPolitikaVan

Temelli Erciş’te Konuştu

VAN – Erciş’te partisinin halk buluşmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP’nin üçüncü yoldaki kararlı yürüyüşüne vurgu yaparak, “Bu iktidar bütün adaletsizliğin müsebbibidir. Adalet için bu iktidar yıkılmalıdır. Başka da seçenek yoktur” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Van’ın Erciş ilçesinde partisinin düzenlediği halk buluşmasına katıldı. Etkinliğe HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, il ve ilçe eşbaşkanları, Barış Anneleri ve tutuklu yakınlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Bir düğün salonunda düzenlenen etkinlik, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için düzenlenen saygı duruşuyla başladı.

HDP’nin yeni mücadele hattı üzerine yapılan konuşmalarla devam eden etkinlikte, daha kararlı, ısrarcı ve cesaretli bir mücadelenin yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı.

ÜÇÜNCÜ YOLU YARATMAK

Halk buluşmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temeli, Ortadoğu ve Türkiye’de hakim olan şeyin adaletsizlik olduğunu söyledi. Söz konusu büyük adaletsizliğin en büyük bedelini Kürt halkının ödediğini söyleyen Temelli, “Bu adaletsizliğe karşı verdiğimiz mücadele bu yüzden çok önemlidir. Tüm Türkiye halklarının, tüm Ortadoğu halklarının geleceğinin belirlenmesi açısından tarihsel öneme sahiptir. Bu adaletsizliğe karşı direnen tüm arkadaşlarımı, Yıldız Çetin şahsında cezaevinde bulunan tüm yoldaşlarımı selamlıyorum. Onların direnişi gücümüze güç katmaktadır. Bugün cezaevlerinde binlerce HDP’li var. Bugün cezaevlerinde eşbaşkanlarımız, milletvekillerimiz var. Bugün cezaevlerinde binlerce yoldaşım direniyor, baş eğmiyor. Bu adaletsizliği yıkmanın yolu işte bu kararlı mücadeleden ve direnişten geçiyor. Neden var bunca adaletsizlik, bunca hukuksuzluk. Sadece yargıda değil, burada, Van’da, Türkiye’nin neresine giderseniz gidin her yerde büyük bir adaletsizlikle karşılaşıyoruz. Çünkü hukuk yok. Hukuksuzluk, zorbalık var. Bunun nedeni de bu iktidardır. Bu iktidar bütün bu adaletsizliğin, hukuksuzluğun müsebbibidir. O yüzden adalet için hukuk için bu iktidar yıkılmalıdır. Başka da seçenek yoktur. HDP’nin yaptığı işte budur. Bir seçenek yaratmaktır, üçüncü yol yaratmaktır. Adalet için, özgürlük için, demokratik bir cumhuriyet için, bir arada yaşamak için demokratik bir seçenek yaratmaktadır. O yüzden de bu iktidar elindeki bütün şiddet aygıtlarıyla, medyasıyla eline geçirdiği her şeyle HDP’ye saldırmaktadır” dedi.

KÜRT DÜŞMANLIĞI SİYASETİ

AKP iktidarının ayakta kalabilmek için düşmanlık hukuku ile yol almaya çalıştığını dile getiren Temelli, iktidarın Kürt düşmanlığını siyaset yapma haline getirdiğini söyledi. AKP’nin sadece Kürt halkına değil, bütün halklara, insanlığa, doğaya düşman olduğunu belirten Temelli, “Çünkü bu düşmanlık hukuku ile ayakta kalıyorlar. Ellerinde kalan yegane şey bu HDP’ye saldırmak dışında başka bir seçenekleri yok. Peki, bütün bu saldırılara rağmen geri adım attık mı? Vazgeçtik mi? Aksine daha da güçlendik daha da büyüdük. İşte burada bir aradayız. Mücadelemizi nasıl büyütürüz, konuşuyoruz. Bu 3’üncü yoldaki kararlı yürüyüşümüzü nasıl iktidara taşırız bunun yolunu arıyoruz. Kimsenin kuşkusu olmasın ki bunun yolunu bulacağız. Çünkü biz onurlu bir barış istiyoruz. Çünkü biz demokratik cumhuriyetle bir arada yaşamın mümkün olacağına inanıyoruz. O yüzden yan yanayız, bir aradayız” diye konuştu.

12 EYLÜL’DEN KAYYIM REJİMİNE

AKP iktidarının toplumsal barışı yok ettiğini söyleyen Temelli, şöyle devam etti: “Toplumun bir arada yaşama iradesine saldırıyor. Ayrımcılığı adeta bir araç haline getirmiş. Herkesi birbirinin karşısına koyarak, kamplaştırarak, düşmanlaştırarak bu ülkeye en büyük kötülüğü yapıyor. Sadece bu ülkeye de değil. Ortadoğu’ya, Libya’ya da yapıyor. Gidebildiği her yerde kötülük tohumlarını taşıyor, ayrımcılık tohumlarını ekmek istiyor. Bu ayrımcılık tohumlarını götürüp oralara ekmek istiyor. Halkların ekmeğine çöreklenmek istiyor. Afrîn’de zeytine, Girê Spî’de buğdaya çörekleniyor. Bu ayrımcılığı ekme peşinde. Siyasi barışı yok ediyor. Siyasete tahammülü yok. Siyaseten tükendiği için siyasi barış onun için yok edilmesi gereken bir şey. Halkın haklarına saldırıyor. Bir ülkede seçme seçilme hakkını yok ediyorsanız siyasi barış yoktur. Siyasi barışı yok etmek için kayyımları atıyor, kayyım rejimi ile ayakta durmaya çalışıyor. Halkın seçme ve seçilme hakkını yok ederek iradesini elinden almaya çalışıyor. Halkın iradesini terörize ederek aklınca ayakta duracağını sanıyor. Bunların yönetim anlayışı bu. Artık ıslahat planından umumi müfettişlikte 12 Eylül’den geldikleri nokta kayyım rejimidir. Buraya kadar sürüklenerek geldiler. Bu siyaset yapamama halidir. Halktan kopma halidir. Açık söyleyeyim halk düşmanlığıdır.

İKTİSADİ ŞİDDET VAR

İşte siyasi barışın yok edildiği yer budur. Bunlar iktisadi barışı da yok ettiler. İşte yoksulluk her yerde. İktisadi barışı da yok ettiler. Rekor kırdılar. TÜİK’e rağmen ki TÜİK onların talimatıyla çalışıyor, onun rakamları ile bile işsizliği saklayamıyor. Yüzde 13.4 çıkmış. Bu resmi rakam. Gayri resmi rakam nedir derseniz Van’da bunun rakamlarını görürsünüz. Ağrı’da, Şırnak’ta, Mardin’de bunu görürsünüz. Bu iller göç veriyor. Bu iller yoksulluk girdabında, yoksulluk zulmü altında. Neden bunca yoksulluk var? Çünkü iktisadi şiddet var. Çünkü iktisadi barış yerine ekonomiyi talan eden, halkın kaynaklarını yok sayan, bütçe hakkımızı elimizden alan bir iktidar var. Bu iktidar bütçe hakkımızı elimizden alarak esas ihtiyaçlarımız için kullanılacak bütçeyi savaş baronları ve yandaş müteahhitleri için kullanan bir iktidar var. Böyle bir adaletin olduğu yerde de adalet olmaz. Gelir dağılımdaki adaletsizlik ortada, gelin bakın Van’daki çiftçinin haline. Gelin burada yaşayan insanın haline bakın. Herkes yoksul. Neden, mermi üretmek için. Ne yapıyorlar bu mermiyle, düşmanlığı büyütüyorlar Kürt’e ölüm, zulüm, şiddet. Peki, bundan diğer haklar da nasibini alıyor mu alıyor. Savaş varsa ölüm herkesin kapısını çalar. Asgari ücrete bakın açlık sınırının altında. Yoksulluk sınırına bakın. İşsizliğe bakın. Bütün bunlar bütün çıplaklığı ile ortadayken halka yalan söylemeye halkı aldatmaya devam ediyorlar.

KÜRT’E SAVAŞ, TÜRK’E İNTİHAR DÜŞÜYOR

O yüzden de Kürt’e savaş düşüyor, Türk’e de intihar düşüyor. Bunca ölüm neden. Bunca ölüm işte bu iktidarın zihniyetinden kaynaklanıyor. Bu iktidardan kurtulma zamanıdır. Bu şiddete son verme zamanıdır, savaşa son verme zamanıdır, toplumsal barışı, iktisadi barış birlikte var etme zamanıdır. Bunu başaracağız. Bunca hukuksuzluk ve adaletsizlik var. Cumhurbaşkanı çıkıyor herhangi bir dava üzerinde bir adalet konuşması yapıyor. Efendim o karar içine sinmemiş. Yargıçlara yine talimat veriyor. Böyle karar alamazsınız diyor. Kanunda o yazıyor ama siz başka karar verebilirdiniz diyor.

YAŞAM HAKKI GASP EDİLİYOR

Kadına, insanlara biçtiği role bakın. İnsanların hayatına karışmasına bakın. Diyor ki ‘batıda çocuk sayısı azalıyor’. Araya batıyı da koyuyor ırkçı çünkü. Kürt, Türk ayrımcılığı içine sindiği için batıda çocuk sayısı azalıyor. ‘Daha çok çocuk yapmak lazım’ diyerek insanlara karışıyor. Evlenin diyor gençlere. Neyle evlenecek gençler? Gençler işsiz, gençler yoksul. neyin evlenmesi. Evlenin, çok çocuk yapın, yoksulluk işsizlik büyüsün ben de bunun üzerinden iktidarımızı devam ettireyim. İnsanlar bir ülkede refah ve huzur varsa düğün kurar. Geçinebiliyorsa düğününü yapar. Neyle yapacak düğününü, neyle evlenecek, neyle geçinecek? Hele hele kadına yönelik şiddetin, ayrımcılığın böyle olduğu bir ülkede insanlar geleceğini nasıl görecek? O yüzden de diyoruz ki yaşam hakkımıza müdahale eden iktidara karşı herkes sesini çıkarmalı ve yan yana gelmeli. Çünkü bu müdahale, bu sadece yön verme ve yol gösterme değildir. Bu yaşam hakkının gasp edilmesidir. Tıpkı iktisadi haklarımızın gasp edilmesi gibi. Tıpkı bunca adaletsizlik hukuksuzluk gibi yaşam hakkına doğrudan saldırıdır. Bunlar insana bunu yapıyorlar da doğaya farklı mı davranıyorlar? İşte ekolojik yıkım ve şiddet. Evet, ekonomi ve iktisadi barış yok ama bunlar aynı şeyi doğaya da yapıyor. Yerin altını üstüne getirdiler maden ve enerji politikalarıyla. Yakmadık orman bırakmadılar.

FAŞİST DİKTATÖRLÜK BUDUR

Şimdi çıkmışlar Avustralya’daki develer ölmesin diyorlar. Evet, Avustralya’daki develer ölmesin; ama siz ormanları yakmaya, talana son verin. Siz de Kanal İstanbul’u halkın önüne getirmeyin. Avustralya’daki develer ölmesin ve yangın sönsün diye birlikte müdahale edelim ama Kanal İstanbul’u da halkın önüne getirmeyin. Madem bu kadar doğaya düşkünüz bu zulüm niye? Bu ülkede hayvancılık bitsin diye yapmadığınız bir şey kalmadı. Geçiminize yönelik bu şiddeti ve zulmü, hem doğaya ve tarıma yönelik bu yıkımı en iyisi siz biliyorsunuz. Neden çünkü bu bölge insanı tarımla geçiniyor. O zaman onun tarıma elverişli arazilerini yok edersen, yaylalarını yok edersen, yayla yasakları koyarsan, hayvancılığını engellersen, eti ithal edersen, onun geçim kaynaklarını elinden alırsan, hem doğasını katletmiş hem onu köleleştirmiş, hem de yerinden yurdundan etmiş olursun. Zihniyeti Budur. Faşist diktatörlük budur. Diktatöryal heveslerle her gün yatıp kalkıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.

SEÇENEK HDP’DİR

Diyor ki ‘arabuluculuk yapacağız’ 5 gün önce arabuluculuk mu yapacağız dedi Libya’da? 5 gün sonra diyor ki artık Putin ile ne konuştularsa arabuluculuk yapacağım diyor. Sizden arabulucu olmaz, sizden arabozucu olur. Sizin gittiğiniz nerede huzur var. Gittiğiniz her yerde huzuru yok ettiniz. Ya siz bir eve girseniz karı kocayı boşarsınız, ne arabulucusu! Suriye iç savaşı boyunca tek huzurlu yer olan Afrîn’e gittiniz katliamlar ortada. Girê Spî’de ne işiniz var, Serêkaniyê’de ne işiniz var. Ne arabulucusu. Başûr’da ne işiniz var. Başur bir referandum yaptı, açlıkla tehdit ettiniz. Gittiğiniz her yer huzurun baskı ile dinamitlendiği bir yerdir. Bildiğiniz tek şey savaştır, beton dökmektir, o yüzden de bu iktidara son verme zamanıdır. Seçenek HDP’dir 3’üncü yoldur, demokratik cumhuriyettir, demokratik Ortadoğu’dur.

HALKLAR KADERLERİNİ BELİRLEMESİN DİYE…

Radikal demokrasi mücadelemizle bunu büyütüp yükselteceğiz. Dünden bugün çok daha kararlı mücadele edeceğiz. Olduğumuz her yerde, verdiğimiz mücadele çok kıymetlidir. Bugün Astana’da masalar kuruyorlar, Cenevre’de masalar kuruyorlar, Berlin’de toplantılar yapıyorlar. Ortadoğu halklarının üzerine çullanmışlar. İran’ı, Rusya’sı, AB’si birbirlerinden hiçbir farkları yok. Bakmayın bir birleriyle savaşıyor gözüktüklerine, örtülü ittifaklarıyla halkların geleceğini birlikte yaratma hakkını yok etme peşindeler. Rojava gibi Ortadoğu vahasının üzerine çullanıyorlarsa bilin ki bunlar ittifak halindeler. O yüzden İran, ABD’yi, ABD İran’ı vuracakmış. Geçin bunları aslolan Ortadoğu halklarına karşı oluşturdukları savaş cephesidir. 3. Dünya Savaşı, vekalet savaşı diyoruz, bu vekalet savaşlarını neden yapıyorlar? Orada halklar kendi kaderlerini belirlemesin diye yapıyorlar.

TOPYEKÛN MÜCADELE ZAMANI

Kürt halkı orada bir seçenek yaratmasın diye. Orada yaşayan sadece Kürtler değil, Türkmen’iyle, Süryanisi Arap’ıyla bir arada yaşama iradesi açığa çıkmasın diye. Halklara daha fazla zulmetmek, enerji hatlarını kontrol edebilmek, yegane ortak dertleridir. Bu vekalet savaşlarıyla, 3. Dünya Savaşı anlayışıyla Ortadoğu’da bir kan borsası vardır. Demokratik cumhuriyetin yolu, vereceğimiz mücadeleden geçiyor. Topyekûn bir demokrasi mücadelesi zamanıdır.”

 

Kurdî

 

Wan- got, “Ev desthilatdariyê ketûber ji hemû neheqî e Be vê hêzê ji bo edaletê hilweşiyayî din ti çare ye.”. Polisan di gotarekê de li civîna giştî ya partiya HDP’ê Hevseroka Sezai Based, hdp’n de bal kişand ser meşa dikir û li ser rêyeke sêyemîn, -.

Hevserokê Partiya Demokratîk a Gelan (HDP) Sezai Temelli, navçeya Ercişê ya Wanê civînek giştî li darxist ku ji hêla partiya wî ve hat organîzekirin. Parlamenterê Wanê yê HDPê Murat Sarisac, hevserokên parêzgeh û navçeyan, Dayikên Aşitiyê û xizmên kesên binçavkirî, û her weha gelek kes beşdarî çalakiyê bûn. Alakiya ku li salona dawetê hate li dar xistin, bi deqeyek bêdengiyê ji bo kesên ku di tekoşîna demokrasî û azadiyê de jiyana xwe ji dest dane dest pê kir.

Alakiya ku bi axaftinên li ser xeta têkoşînê ya nû ya HDP’ê ve berdewam kir, bal kişand ser girîngiya domandina têkoşînek hê bi biryar, domdar û wêrek.

DESTPKA RIJ DIKIN

Ku axiftin Public di civînê de HDP’ê Hevseroka Sezaî Temel, li Rojhilata Navîn û bêedaletiyê de zora li Tirkiyê got ku ev ne tiştek bû. Bingeha got ku, meaşê herî mezin neheqî mezin mîqdara gelê kurd re got, “Ev pir girîng e, da ku şerê me li dijî bêedaletiyê. Hemû Tirkiye, gelên li tevahiya Rojhilata Navîn xwedî girîngiya dîrokî de di warê diyarkirina pêşeroja gelê xwe. Hemû hevalên xwe ku li hemberî vê bêedaletiyê, di girtîgehê de li partiya Stars Cetin Iro ez di girtîgehan de bi hezaran HDPyî me. , neheqî Ne bi tenê li Rayeyęn ku, li Wanê, li Tirkiyeyê, li wir tu li Zulmeke mezin em li her derê pêşiya me herin. Ji ber ku zagon tune. Qanûn heye, zordarî heye. Ev jî ji ber vê hêzê ye. Ev hêz sedema vê neheqiyê, bêhiqûqiyê ye. Ji ber vê divê ev rêzikname ji bo edaletê were hilweşandin. Isareyek din tune. Ya ku dike HDP jî dike. Rêya sêyemîn jî vebijarkek e. Ew ji bo dad, ji bo azadiyê, ji bo komareyek demokratîk, ji bo ku bi hev re bijîn, vebijarkek demokratîk diafirîne. Ji ber vê yekê ev hêz, bi hemû amûrên tundrê yên di destên xwe de û her tiştê ku ew bi medyaya xwe girtiye, êrîşî HDPê dike. ” Ji ber ku zagon tune. Qanûn heye, zordarî heye. Ev jî ji ber vê hêzê ye. Ev hêz sedema vê neheqiyê, bêhiqûqiyê ye. Ji ber vê divê ev rêzikname ji bo edaletê were hilweşandin. Isareyek din tune. Ya ku dike HDP jî dike. Rêya sêyemîn jî vebijarkek e. Ew ji bo dad, ji bo azadiyê, ji bo komareyek demokratîk, ji bo ku bi hev re bijîn, vebijarkek demokratîk diafirîne. Ji ber vê yekê ev hêz, bi hemû amûrên tundrê yên di destên xwe de û her tiştê ku ew bi medyaya xwe girtiye, êrîşî HDPê dike. ” Ji ber ku zagon tune. Qanûn heye, zordarî heye. Ev jî ji ber vê hêzê ye. Ev hêz sedema vê neheqiyê, bêhiqûqiyê ye. Ji ber vê divê ev rêzikname ji bo edaletê were hilweşandin. Isareyek din tune. Ya ku dike HDP jî dike. Rêya sêyemîn jî vebijarkek e. Ew ji bo dad, ji bo azadiyê, ji bo komareyek demokratîk, ji bo ku bi hev re bijîn, vebijarkek demokratîk diafirîne. Ji ber vê yekê ev hêz, bi hemû amûrên tundrê yên di destên xwe de û her tiştê ku ew bi medyaya xwe girtiye, êrîşî HDPê dike. ” Ew ji bo dad, ji bo azadiyê, ji bo komareyek demokratîk, ji bo ku bi hev re bijîn, vebijarkek demokratîk diafirîne. Ji ber vê yekê ev hêz, bi hemû amûrên tundrê yên di destên xwe de û her tiştê ku ew bi medyaya xwe girtiye, êrîşî HDPê dike. ” Ew ji bo dad, ji bo azadiyê, ji bo komareyek demokratîk, ji bo ku bi hev re bijîn, vebijarkek demokratîk diafirîne. Ji ber vê yekê ev hêz, bi hemû amûrên tundrê yên di destên xwe de û her tiştê ku ew bi medyaya xwe girtiye, êrîşî HDPê dike. “

POLITTSKA KURDISTANEM DEMEMN

Di daxuyaniyê de ku hikûmeta AKP hewl dide ku bi zagonê dijminatiyê gav bavêje da ku zindî bimîne, Temelli got ku hikûmet dijminatiya Kurdan kiriye nav siyasetê. AKP, ne tenê gelê kurd, hemû gelan, mirovahî, bi gotina ku dijminê xwezayê, Temellî, “ji ber ku ew bi vê qanûna dijminatiyê zindî bimînin. Tiştê ku di destên wan de maye, çu alternatîfek din nîne ku êrîşî vê HDPê bike. Tevî van hemû êrîşan jî pişta wan e. Berevajî vê, em hîn mezintir û geştir bûne. Li vir em bi hev re ne, em têkoşîna xwe çawa mezin dikin, em diaxivin. Em aştiyek bi rûmet dixwazin, ji ber ku em di wê baweriyê de ne ku gengaz e ku meriv bi komara demokratîk re hevbeş bijî.

Ji 12 Plonê ber bi Rêjîma Kariyerar

Ew dilsoz davêje da ku aştiya siyasî têk bibe û hewl dide ku li beramberî rejîmê bawermendan bisekine. Ew hewl dide viya gelan bi destê xwe hilweşîne û vîna gel ji holê rake û were hilbijartin. Ew difikire ku ew ê di ramana xwe de bimîne bi terorkirina xwestina gel. Ev têgihiştina wan a rêveberiyê ye. Xala ku ew ji 12ê Septemberlonê di teftîşa giştî de ji plana reformê derketin rejîma baweriyê ye. Ew bi tevahî heya vir hat. Ev siyaseta dewletê ye. Ew ji gelan veqetînek dewlet e. Bila ez dilsoz bim, ew nefreta gel e. Ew bi tevahî heya vir hat. Ev siyaseta dewletê ye. Ew ji gelan veqetînek dewlet e. Bila ez dilsoz bim, ew nefreta gel e. Ew bi tevahî heya vir hat. Ev siyaseta dewletê ye. Ew ji gelan veqetînek dewlet e. Bila ez dilsoz bim, ew nefreta gel e.

VOLENCE EKONOMIK

Ev cihê ku aştiya siyasî tê hilweşandin. Wan jî aramiya aborî hilweşand. Li her deverê xizanî heye. Wan jî aramiya aborî hilweşand. Wan rekorek şikand. Tevî TurkStat, TurkStat li ser fermanên wan de dixebite û nikare bêkariyê tevî hejmarên xwe veşêre. Ji sedî 13.4. Ev jimara fermî ye. Ger hûn bipirsin ku nexşeya nehênî çi ye, hûn ê li Wanê hejmaran bibînin. Hûn ê vê li Ağrı, Şırnak û Mêrdînê bibînin. Van parêzgehan koçber dibin. Van parêzgehan di bin dorpêça xizaniyê de ne, di binê bêrêziya belengaziyê de ye. Whyima ew qas xizanî heye? Ji ber ku şideta aborî heye. Ji ber ku hêzek heye ku li şûna aşitiya aborî aboriyê çêdike, çavkaniyên mirovan neşopîne û budceya me rast digire. Hêzek heye ku vê budceyê ji bo me rast digire û budceya ku ji bo hewcedariyên me yên bingehîn ji bo baronên şer û peymankaran ve tê bikar anîn bikar tîne. Li ku derê dadmendiyek wisa tune be, dad tune ye. Neheqiya di belavkirina dahatiyê de diyar e, li cotkarê li Wanê binihêrin. Werin rewşa mirovên ku li vir dijîn bibînin. Her kes belengaz e. Whyima, ku guleyan hilberînin. Ew çi dikin bi vê guleyê, dijminatiyê li ser mirina kurd, zordestî, zordarî dikin. Welê, mafên din ew e ku ew xwedan bereketê bistînin. Ger şerek heye, mirin li deriyê her kesê dixe. Mûçeya kêmtirîn di binê sînorê birçîbûnê de binihêrin. Li xeta xizaniyê binêrin. Li bêkariyê binêrin. Digel vê tevnegeşiyê, ew berdewam dikin ku derewan bikin û gel bixapînin. Ew mafên din digihîje wê parê. Ger şerek heye, mirin li deriyê her kesê dixe. Mûçeya kêmtirîn di binê sînorê birçîbûnê de binihêrin. Li xeta xizaniyê binêrin. Li bêkariyê binêrin. Digel vê tevnegeşiyê, ew berdewam dikin ku derewan bikin û gel bixapînin. Ew mafên din digihîje wê parê. Ger şerek heye, mirin li deriyê her kesê dixe. Mûçeya kêmtirîn di binê sînorê birçîbûnê de binihêrin. Li xeta xizaniyê binêrin. Li bêkariyê binêrin. Digel vê tevnegeşiyê, ew berdewam dikin ku derewan bikin û gel bixapînin.

Kurdish War, A xwekuj jî kêmtir TIRK

So şerê Kurdish de bikeve, ew ji xwekuj Turkish dikeve. Hemî ev mirin. Hemû van mirinan ji vê hişmendiya hêzê derdikevin. Ev dem dema derketina ji desthilatê ye. Wext e ku şîdet bidawî bibe, dem e ku şer bidawî bibe, wext e ku aştiya civakî û aştiya aborî bi hev re têkevin hev. Em ê çêbikin. Ew qas neheqî û neheqî heye. Serokkomar li ser her doza ku derket, axaftinek dadê dike. Birêz, ew li ser vê biryara nehişt. Ew dîsa dîwanê dide. Ew dibêje hûn nekarin wê biryarê bidin. Ew dibêje ev di lawerîetê de ye, lê te dikaribû biryar bida.

R RBAZ JI BO JI BO GASP re

Li jinan, li mirovan, rola wê bibînin. Bibînin ka meriv çawa di jiyana we de têkevin. Ew dibêje ‘hejmara rojavayê li deverê kêm dibe’. Ew nijadparêz e ji ber ku wê rojava navîne. Hejmara zarokên li rojavayê kêm dibe ji ber ku kurdî di cudabûna tirkî de tê hiştin. More Divê zêdetir zarokan bikin, ’ew bi mirovan re dibe asteng. Ew dibêje ku bizewicin. Ciwan çi bizewicin? Ciwan bêkar in, ciwan xizan in. çi zewicandî ye. Zewicî, ​​gelek zarok hene, xizanî û bêkarî mezin dibe, ez ê hêza xwe li ser wê bidomînim. Ger li welatekê bextewarî û aşitî çêbibe mirov wedê pîroz dikin. Heke ew li hev were, ew ê daweta xwe bike. Ew ê çi bi daweta xwe re bike, wê bi çi re bizewice, wê çi bi destê wê were? Bi taybetî li welatek ku şîdet û cûdahiya li ser jinê wisa ye, mirov dê pêşeroja xwe çawa bibîne? Ji ber vê yekê em dibêjin ku divê her kes li dijî wê hêza ku ji mafê me yê jiyanê re mudaxele dike biaxive. Ji ber ku ev destwerdan, ev tenê ne tenê rê û rêber e. Ev uzurpasyona mafê jiyanê ye. Mîna me mafên xwe yên aborî mezaxtî. Jixwe ewqas neheqî, bêhiqûqî êrîşek rasterê ye li ser mafê jiyanê. Ma ew ji mirovan re dikin yek û cewherê cûrbecûr derman dikin? Li vir tunekirina ekolojîk û şîdetê ye. Erê, aştiyek aborî û aborî tune, lê ew bi xwezayê re jî dikin. Wan erd derxist bin siya polîtîkayên min û enerjiyê. Wan nehiştin daristan neşewitin. Aborî û aşitiya aborî tune, lê ew jî heman xwezayê dikin. Wan erd derxist bin siya polîtîkayên min û enerjiyê. Wan nehiştin daristan neşewitin. Aborî û aşitiya aborî tune, lê ew jî heman xwezayê dikin. Wan erd derxist bin siya polîtîkayên min û enerjiyê. Wan nehiştin daristan neşewitin.

Ev dîktatoriya faşîst e

Naha ew dibêjin ku li Avusturalya de camî nayên kuştin. Erê, li Australya de camî ne bimirin; lê hûn şewatîna daristanan bi dawî dikin. Hûn Channel Stenbolê nagihînin pêşiya gel. Ka em bi hev re destwerdanê bikin da ku camên li Avusturalya mirin û agir nekeve, lê Kanal Stenbol nekeve ber raya giştî. Ger hûn ji xwezayê re pir watedar in, çima ev persî ye? Li vî welatî çu tişt nîne ku hûn nekin dewar. Hûn zordarî û hovîtiya we ya jiyanê, tunekirina xwezayê û çandiniyê dizanin. Whyima, ji ber ku gelên vê herêmê li ser çandiniyê dijîn. Dî heke hûn axa wî ya zevî hilweşînin, plakayên wî hilweşînin, qedexeyên çolan çêdikin, pêşî li dewrên heywanan bigirin, goştê xwe bavêjin, zindiyên wî bavêjin, wî cewherê xwe qetil kir û wî koletî kir. û hûn ê bên cîbicîkirin. Ew zîhniyet e. Ev dîktatoriya faşîst e. Ew her roj bi serbilindiya dîktatorî radibin. Em ne hiştin ku ew bibe.

BIKININ HDP ye

Ew dibêje ’em ê navbeynkariyê bikin’ 5 roj berê got em ê li Libyayê navbeynkariyê bikin? Pênc roj şûnda, ew dibêje ku her tiştê ku ew bi Putîn re biaxivin, ew dê navbixe. Hûn ne navbeynkar in, hûn navbeynkar in. Pêdivî ye ku hûn herin aştiya ramanê. Li ku derê hûn biçin, we aştiyê têk bir. Ifi bikeve hundurê xaniyekê û bila jin û mêr werin dabeş kirin, çi navbeynkar e! Di dema şerê navxweyî yê Sûrî de, hûn çûn Afrîn ku tenê devera aram e. Hûn li Girê Spî çi dikin, hûn li Serêkaniyê çi dikin? Whati navbeynek. Hûn li Beşar çi dikin? Başur referandûmek girt, gef ji birçîbûnê xwar. Li her devera ku hûn biçin cîhek e ku aştî bi zextê dînamîk e. Tiştê ku hûn dizanin şer e, xwerû tê rijandin, lewra dem ew e ku em hêzê bidin aliyekî. HDP rêya sêyemîn e, komara demokratîk, Rojhilata Navîn a demokratîk e.

POPROV NRENE XWEDIN THEN FESTK … …

Em ê vê tekoşîna xwe ya ji bo demokrasiya radîkal berfireh bikin û bilind bikin. Em ê ji duh ve bi biryardarî şer bikin. Li her derê em ne, tekoşîna me pir hêja ye. Theyro ew li Astanayê maseyên danûstandinan, danûstandinên li Cenêvê, û civînên li Berlînê li dar dixin. Wan li dijî gelên Rojhilata Navîn çandin. ,Ran, Rûsya, YE ji hevûdu cûdatir nîne. Ka lê binihêrin ka ew çi xuya dikin ku bi hevûdu re şer dikin, ew digerin ku mafê gelan hilweşînin ku pêşeroja xwe bi hevalbendên xwe yên veşartî biafirînin. Heke ew êrişan li ser oasisên Rojhilata Navîn ên mîna Rojava dikin, zanibin ku ew di nav hev de ne. Ango ,ran, Dewletên Yekbûyî, Dewletên Yekbûyî wê shootranê gulebaran bikin. Ew eniya şer dijî gelên Rojhilata Navîn e, ku ji wan re pêwîst in. Em jê re dibêjin Warerê Cîhanê 3, prerê proxy, whyima ew van hêza parêzgeriyê dikin? Li wir, gel çarenûsa xwe bi destnîşankirina çarenûsê dikin.

IMEERA ARESERIY TO TOPYEKÛN Ji bo pêşî li girtin û tinekirina

gelê Kurd li wir vebijarkek nade girtin . Ne tenê Kurdên ku li wir dijîn, lê xwesteka ku bi Tirkmen û Erebên Suryanî re bi hev re bijîn. Zêdetir mirovên zilm û zordar, kontrolkirina xetên desthilatê tenê fikara wan a hevbeş in. Li Rojhilata Navîn digel van şerên parêzger û têgihiştina Warerê Cihana III-yê li hevûdu danûstandina xwînê heye. Rêya komara demokratîk di rêya tekoşîna me de ye. Dem dema têkoşînek demokrasiyê ya bêkêmasî ye. “

 

(MA)

Bir cevap yazın